Twitter'dan Sorun

28 Kasım 2011 Pazartesi

Başarıda Zeka Çalışmaktan Daha Önemlidir

[28 Kasım 2011'de okullar arası yapılan münazaranın ikinci eleme turundaki metnim. Genel yargı üzerine bilindiği gibi yarışmalara hazırlanan öğrenciler, makalelerden oluşan yazılardan metinlerini hazırlıyor. Ancak buradaki metinde yanlış olmaması için hatırlatma yapayım: Kesinlikle en ufak bir alıntı yoktur, benim kalemimden çıkmıştır]

Çalışan insan sadece var olanı düşünür. Zekâsını kullanan insansa ötesini de düşünür. Gerçek başarı da budur zaten.

Zekâ eğilimdir. Anlayamadığın, kavrayamadığın konu üzerinde duramazsın. Herhangi bir konuda ancak zekâya sahipsen eğilim gösterirsin. Sözel öğrencinin, çok çalışarak sayısal yatkınlık kazanamayacağı veya kazansa da çok zorlanacağı gibi. O halde başaran insan, zekâsını doğru kullanan insandır.

1000 madencinin çalıştığı bir maden ocağı düşünelim. Yerin yüzlerce metre altında ne kadar çok çalıştıklarını, ne kadar büyük risk aldıklarını ve sonuçta kazandıkları gözlerimizin önüne getirelim. Bu madencilerin 10 yılda kazandığı toplam para, Bill Gates’in 1 yılda kazandığı paranın onda biri bile değildir. Çünkü Microsoft’un kurucusu Bill Gates; saniyede 250 dolar kazanan ve Dünya’nın sayılı zenginleri arasında yer alan biridir. Ayrıca günde 18 saat çalışmalarına rağmen bu madencilerden hiçbirinin adı dahi bilmiyoruz.

Zekâ, kafanın içindeki altın madenidir. Altın ve zekâ, yaratılıştan var olan cevherlerdir. Çalışmakla elde edilemezler. Herhangi bir madene ne kadar emek harcarsanız harcayın altına dönüştüremezsiniz. Bu durum, zekâ için de geçerlidir.

Micheal Jackson. Bedensel kinestetik zekâya sahip birisidir. Şimdi alın Micheal Jackson’ı, sabahtan akşama kadar günlerce, haftalarca çalıştırın. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın bir Naim Süleymanoğlu -veya daha iyisi- bir Muhammed Ali yapamazsınız. Onu taklit edebilenler arasında en iyisini getirdik diyelim… Ne kadar denerse denesin, Dünya’nın en çok tanınan insanı olarak kabul edilen ve kinestetik zekâya sahip olan Micheal Jackson olamaz.

İşte burada devreye zekânın kişiye kattığı özgünlük giriyor. Micheal Jackson’ı Micheal Jackson yapan onun zekâsıydı. O dans figürlerini yaptıran da zekâsıydı. İnsanları özel yapan zekâsıdır. Yoksa herkes çok çalışır. Örnek verelim: Herhangi bir arkadaşınıza ve size bir proje görevi verilmiş olsun. İkinizde aynı miktar –farz edelim 5 saat- çalışsanız bile zekâ olarak farklı işlerle uğraşıp yatkınlığınızın olduğu konuyla farklı sonuçlar elde ederseniz.

Zekânın kişiye verdiği özgünlükle ilgili örnekleri arttıralım. Mesela herkes tiyatrocu olur ama sadece bir tanesi geleceğin oyuncularını yetiştirir. Yıldız Kenter gibi. Herkes futbolcu olur, herkes çalışırsa iyi top oynar ama kimse Messi gibi, Mesut Özil gibi olamaz. Herkes iyi enstrüman çalar ama Beethoven veya Mozart kadar iyi olamaz. Herkes şarkıcı olabilir ama Zeki Müren ve Sezen Aksu kimse olamaz. Veya herkes koşabilir ama kimse Hüseyin Bolt gibi koşarak rekor üstüne rekor kıramaz. Herkes mimar olur, fakat kimse zekâsı yüzyıllar sonra bile çözülemeyen Mimar Sinan gibi olamaz. Örnekler çoğaltılabilir… Hangimiz çalışarak bu saydığım insanların kapasitesini aşabiliriz?

Yeteneğin kaynağı zekâdır. Zekâ ile yetenek eğilim ve yatkınlıktır. Kişi yeteneğine yani yatkın olduğu konuya, yani zekâsına göre branş seçer. Birçok dalda seçebileceği de doğrudur ama biz hep en ağır basan özelliğini duyar biliriz. Bir de olayı şöyle farz edelim: Zekânın geri plana atıldığını düşünelim. Alın Messi’yi, verin eline kemanı. Sezen Aksu’yu alın, güzel konuşmanın ders öğretmeni yapın, Hüseyin Bolt’a şarkı söyletin, Naim Süleymanoğlu’na oyunculuğu öğretin. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, zekâsı neyi gerçekten isterse ona gidecektir. Sezar’ın hakkı Sezar’a.

Eğer bu işler çalışmayla olsaydı, o halde kendisinin 3 katı ağırlığını kaldırabilen Naim Süleymanoğlu değil, aletlerle çalışarak kas yapan dev bir adam Dünya şampiyonu olurdu. Ağırlık kaldırmak öyle kolay değil demek ki; güçlü, boyu 2 metre olan adamlar yerine sıradan fakat zekâsını kullanabilen insanlar en iyiler arasına giriyor.

Üniversite sınavları. Her sene en az 1,5 milyon öğrencinin katıldığı sınavlardan bahsedelim. Sınava herkes çalışır. Madem herkes çok çalışıyor, neden herkes iyi yerleri kazanamıyor? Zekâsını en iyi kullananlar, en yüksek puanları yapıp iyi bölümlere girebilenler oluyor. Çünkü zeki insanların çalışma biçimleri bellidir. Kendi yollarını çizerler. Ama hani hepsi çalışıyordu? Bayburt’ta bir çoban buna büyük örnektir. Kendisi Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesini kazandı.

En iyi eğitim veren ülkelerden biri olan Almanya’da öğrenciler zekâ seviyelerine göre sınıflara yerleştiriliyor. Bakın. Zekâ seviyelerine göre. Çalışma seviyelerine göre denmiyor. Zeki öğrenciler en üst sınıflarda özel muamele görüyor, özel öğretmenlerden özel ders alıyorlar. Diğerleri de standart eğitime tabi tutuluyor. Bu eğitimin daha kaliteli olduğunu 2 sebepten anlıyoruz. Almanya’da mezun olan öğrenciler, yüksek kademelerde toplumu yönlendiren bireyler haline geliyor. Ayrıca Türkiye de bu eğitim modelini örnek almaya başladı. Bunu yapmayan ülkemiz, yıllarca yerinde saydı. Son dönemlerde TÜBİTAK’ta, ASELSAN’da ve buna benzer kurumlarda zeki insanlar eğitim görmeye başladı.

Unutmayın. Bir toplumu yönlendirenler yani başarılı insanlar, çalışan insanlardan oluşmuyor. Toplumu yönlendirenler %3-5 arasında olup zekâsını doğru kullanan insanlardır.

26 yorum:

  1. huzeyfe ben sizin münazara videoplarınızı izleyerek tanıdım sizi.çok güzel konuşmalar yapıp rakibinizi beklemedikleri yerden vuruyordunuz.bu yazını da-daha doğrusu konuşmanı da- çok beğendim.eğer yapabilirsen diğer arkadaşalarının konuşmalarını da bu en kısa zamanda bu blogda yayınlarsan sana minnettar olurum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer arkadaşlar genelde el yazısıyla yazdılar. Onlar yazdıkları metne fazla özen göstermediler, anlıktı. O an sahneye çıkıp konuşacak kadar süresi vardı kağıtların. Bu sebeple, münazaradan sonra metinlerini attılar. Yani o yazdıklarına ulaşamam ne yazık ki.

      Sil
    2. "Üniversite sınavları. Her sene en az 1,5 milyon öğrencinin katıldığı sınavlardan bahsedelim. Sınava herkes çalışır. Madem herkes çok çalışıyor, neden herkes iyi yerleri kazanamıyor? Zekâsını en iyi kullananlar, en yüksek puanları yapıp iyi bölümlere girebilenler oluyor. Çünkü zeki insanların çalışma biçimleri bellidir. Kendi yollarını çizerler. Ama hani hepsi çalışıyordu? Bayburt’ta bir çoban buna büyük örnektir. Kendisi Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesini kazandı."

      Burada yanılıyorsun!
      Bilgiyi insana Allah vermektedir.Kuran da buyuruyor ki:"BEn isteyene ilmi istediğime de mülk veririm." yani insanın çalışmadan ilim=bilgi sahibi olması imkansız.İlla çabalaması gerekmektedir

      Sil
    3. Kardeşim bilgiyi Allah veriyor doğru. Zaten her nimeti Allah veriyor. Derdi dermanı her şeyi.
      Ama bilgi o anda bize vahiy gelmiyor değil mi? Zeka sayesinde bilgilerimizi kullanıyoruz.

      Sil
  2. acaba münazara ile ilgili sorularda yazabilir misiniz?? lütfen!!!

    YanıtlaSil
  3. çok güzel bir konuşma huzeyfe abi. gerçekten yapacağımız münazara da kazanacağım .bana yardımınız çok dokundu . rakibimi değil herkezi çürüteceğim tekrardan teşekkürler çok güzel bir konuşma ...

    YanıtlaSil
  4. Abi sen ne yapmışsın mükemmel

    YanıtlaSil
  5. Ya benim yarın münazaram var başarıda çalışmak daha önemlidr ufak bi yazı yazarmısınız :(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz zekayı savunuyoruz ve doğru düzgün bir tane örnek bulamadık. İnternete yazdığın anda çıkar çalışmak :/

      Sil
  6. çok güzel yazmışsınız teşekkürler sizin sayenizde münazarayı kazandım

    YanıtlaSil
  7. Teşekkürler.Ellerinize sağlık.Bir sürü emek sarfetmişsiniz.SAOLUN...

    YanıtlaSil
  8. Çok ama çok teşekkür ederim ellerine sağlık kazanmakta haklısın bence....

    YanıtlaSil
  9. bu süper olmuş münazarada kazanırım umarım

    YanıtlaSil
  10. münazarada çok işime yarayacak Allah razı olsun

    YanıtlaSil
  11. Yarın ki münarazaramızda bize yardımcı olacak, ayrıca bir slayt hazırladım. zaman bulursam paylaşırım.

    YanıtlaSil
  12. Cokgüzel bir yazı. :D

    YanıtlaSil
  13. münazara soruları da yazarsanız çok ama çok sevinirim

    YanıtlaSil
  14. Çok teşekkür ederim Huzeyfe abla senin sayende münazarayı 2000 puan önde kazandık :) =) Hiç ummuyorduk bunu hep kaybedeceğiz diye oturduk çalışma grubu biz zaten kazandık diye sevinmeye başladılar hediyeyi hazırladınız mı dediler ama kaybettiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaç yıllık "abi"yi abla yaptığın için tebrik etsem mi, gülsem mi, üzülsem mi, şaşırsam mı, kızsam mı bilemedim :( Sitede bi tane de eskilerden bi fotoğrafım var üstelik...

      Sil
  15. benim de aynı konuda bir münazaram var .
    inşaalah senin gibi ben de kazanırım ve insanları bilgilendiririm...

    YanıtlaSil